etkisiz,tepkisiz



                                             



“Şok olmak, başında aşağı kaynar sular dökülmek, beyninden vurulmak” nasıl tanımlarsanız tanımladığınız önemli değil. Dünya’nın en kötü duygusudur çünkü bu. Bir şey düşünmek, düşündüğün şeye tam oldu derken aslında düşündüğünüz gibi olmadığını öğrenmek, gerçekten çok kötü.

 

 

Soğuk bir günde sokakta yürürken eve gidince içeceğin çayı hayal edersin. Öyle bir çaydır ki bu; iki şekerli, fincanıyla elini, sıcaklığıyla içini ısıtacak bir çay. Eve gidersin, çayı yaparsın, hayallerini kurduğun çayı hazırlamışsındır. Fincandan bir yudum alırsınız. Aldığınız o yudum belki hayatınızın en kötü anını yaşatır size çünkü çayda hiç şeker olmadığını yudumladıktan sonra anlamışsınızdır. Çayı şekerli içen birinin hayalindeki tat şekersiz çaydan çok farklıdır. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz “duşa girip sıcak suyun akmasını beklerken buz gibi suyun tenimize temasıyla birlikte donmak; otobüs biletinin geçerli olmadığına ihtimal vermeyerek otobüse binmek ve bindiğinizde biletin geçmediğini anlamak; kız arkadaşına duygularını açacakken kızın sevgilisinin olduğunu öğrenmek... ” örnekler uzar gider, ama asıl olan bir şey var o da dayanılmaz bir duygu…

 

 

Bu duygunun yaşandığı olayların tek ortak yönü var, hayal kurmak. Çay örneğine bakarsak çayı içmeden önce kendini şekerli olduğuna inandırıp tadını şekerli hayal ettiği için hüsrana uğradı. Aslında tam olarak hayal kurmak değil problem, kurduğun hayale kendini inandırmak, adeta gerçekmiş gibi yaşamak kendi hayal dünyanda. Kendi kurduğun hayale kendini kaptırmasan hiçbir şey olmayacak ama insan dayanamıyor.

 

 

Bu durumların içinde en kötüsü de gerçeği öğrendikten sonra hiçbir şey olmamış gibi devam etmektir. Çay şekersizse sesini çıkarabilirsin ama her durumda böyle değil bozuntuya vermemek gerekiyor, o an paramparça olsan da dışarıdan kendini tek parça göstermen gerekiyor. Gerçekten çok zor…

 

 

Kalın sağlıcakla…


iltekin

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !